ULUSLARARASI YATIRIM HUKUKU
TÜRKİYE’DE YATIRIM YAPMAK
Sizler de Türkiye’de yatırım yapmak istiyorsanız Mesçi Hukuk Bürosu avukatlarıyla irtibata geçerek bu konuda detaylı ve proje bazlı bilgiye ulaşabilirsiniz. Hukuk Büromuz Türkiye’de yatırım yapmak, Türkiye’de şirket kurmak, Türkiye’de oturma izni almak, Türk vatandaşlığı almak gibi konularda uzman avukatlardan oluşan ekiplerle hareket etmektedir. Şirket kuruluşu avukatlarımız aynı zamanda şirket kuruluşu öncesi ve sonrasında yapılması gereken işlemler konusunda uzman olduklarından, kuruluş sürecinde karşılaşabileceğiniz riskleri minimalize etmekteler ve sizleri hukuki anlamda etkili bir şekilde yönlendirmektelerdir.
Türkiye yabancı yatırım için oldukça cazip bir ülkedir. Ülkemizde her yıl on iki binden fazla yabancı sermayeli şirket kurulmakta. İşbu yazımızda sektörel nedenler dışında ana hatlarıyla yabancı yatırımcının hangi nedenlerden ötürü yatırım için Türkiye’yi tercih ettiğine, Türkiye’de yapılabilecek yatırım türlerine, Türkiye’de kurulabilecek şirket türlerine, şirket kuruluşu öncesi ve sonrasında yapılması gereken işlemlere ve şirket kuruluşu sonrası katlanılacak temel şirket giderlerine değinilecek; oturma ve çalışma izninden bahsedilecek ve bu suretle yabancı yatırımcıya Türkiye’de yapacağı yatırım için adeta bir ışık tutma cihetine gidilecektir. Daha detaylı soru ve sorunlarınız için avukatlarımızla iletişime geçebilirsiniz.
NEDEN TÜRKİYE’DE YATIRIM YAPMALIYIM?
Büyüyen Ekonomi: Büyüyen ekonomi nedeniyle Türkiye’de yatırım yapmayı tercih edebilirsiniz. TÜİK’in Temmuz-Eylül, 2025 Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, III. Çeyrek verilerine göre, gayrisafi yurt içi hasıla, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %3,7 arttı. GSYH 2025 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla, bir önceki yılın ilk çeyreğine göre %41,6 artarak 17 trilyon 424 milyar 718 milyon TL olmuştur. IMF tahminine göre Türkiye, her yıl düzenli olarak açıklanan en büyük ekonomiler listesinde bu yıl da ilk 20 ülke içerisine girmeyi başarmıştır. IMF tahminine göre, 2026 yılında Türkiye ekonomisi daha da büyüyecektir.
Liberal Bir Yatırım Ortamı: Yabancı yatırıma dönük ve liberal bir yatırım ortamı nedeniyle Türkiye’de yatırım yapmayı tercih edebilirsiniz. Türkiye, 1997 yılından bu yana doğrudan yabancı yatırım üzerindeki kısıtlamalar açısından OECD üyesi ülkeler arasında ikinci en büyük reformcu ülke oldu (İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı – Doğrudan Yabancı Yatırımcı Düzenlemeleri Kısıtlayıcılık Endeksi 1997-2016). Dünya İş Bankası İş Yapma Raporu 2017’ye göre Türkiye yatırımcılara ortalama 6,5 günde şirket kurulumu sunan iş dostu bir ortam sunmaktadır. Türkiye’de her ay yüzlerce yabancı sermayeli şirket kurulduğunu söyleyebiliriz. TOBB verilerine göre 2025 yılının Ekim ayında Türkiye’de kurulan sadece yabancı sermayeli şirket sayısı 903’tür. Ayrıca kanunlarla Türk ve yabancı yatırımcı eşit duruma getirildiğinden yabancı yatırımcı Türkiye’de doğrudan tek ortaklı şirket kurabilmektedir. TCMB verilerine göre, 2003-2020 yılı arasında Türkiye’ye yapılan doğrudan yatırım tutarı 165 Milyar Dolar. Bir kısım kaynaklara göre, Türkiye’ye 2025 yılının ilk 6 ayında 6,3 milyar dolar değerinde uluslararası doğrudan yatırım gerçekleşmiştir. Bir kısım başka kaynaklara göre 2025 yılı üçüncü çeyreğinde Türkiye’ye giren doğrudan yabancı yatırımlar 5,0 milyar dolardır.
Yabancı Yatırımcıya Türk Vatandaşlığı: Türk vatandaşlığı almak için Türkiye’de yatırım yapmayı tercih edebilirsiniz. Yine eğer tamamen profesyonel nedenlerle Türkiye’de yatırım yapmak istiyorsanız bu yatırımı Türk vatandaşlığı almak için bir araç olarak görebilirsiniz. Türkiye, Türk Vatandaşlığı Kanunu ve Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik gereğince yatırıma, gayrimenkul alımına ve istihdam oluşturmaya bağlı olarak yabancıya vatandaşlık veren bir ülkedir. Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma yolları Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte açıkça belirtilmiştir. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca, en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında sabit sermaye yatırımı gerçekleştirdiği Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca tespit edilen yabancı istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanabilir. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca, en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satin aldığı Çerve, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tespit edilen yabancı istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanabilir. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca, en az 50 kişilik istihdam oluşturduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespit edilen yabancı istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanabilir.
Düşük Vergiler ve Teşvik Olanakları: Türkiye Cumhuriyeti, yabancı yatırımcılar için düşük vergiler ve teşvik olanakları sağlamaktadır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/1. maddesinde yer alan %20 kurumlar vergisi oranı, 2021 yılı vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için %25, 2022 yılı vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için %23 olarak uygulanmaktadır. 2025 yılı için kurumlar vergisi oranı %25’tir. Finans sektöründeki şirketler için bu oran %30’dur. Türkiye, serbest bölgeler, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi bölgelerinde kurulacak şirketler için kurumlar vergisinden muafiyet, arazi tahsisi ve işverenlerin sosyal güvenlik prim payına destek gibi avantajlar sağlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti birçok ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme ve vergi kaçakçılığına engel olma anlaşmaları akdetmekle gelirin hem elde edildiği devlette hem de geliri elde edenin mukim olduğu devlette ayrı ayrı vergilendirilmesini önlemektedir.
Yabancı Yatırımcı Tarafından Hedeflenen Nüfus: Yabancı yatırımcıların Türkiye’de yatırım yapmak istemesinin temel sebeplerinden birini ise Türkiye’deki nüfusun dolayısıyla potansiyel tüketici kitlesinin yoğun olmasıdır. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları uyarınca TÜİK tarafından açıklanan veri, Türkiye’de ikamet eden nüfusun, 31 Aralık 2024 tarihi itibariyle bir önceki yıla göre 292 bin 567 kişi artarak toplam 85 milyon 664 bin 944 kişiye ulaştığı yönündedir. Aynı verilere göre 2024 yılı sonu itibariyle 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 971 bin 289 kişi olmuştur. Aynı verilere göre çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında %66,5 iken, 2024 yılında %68,4 olmuştur. TÜİK verileri uyarınca Türkiye’nin genç nüfus oranının %14,9 ile Avrupa Birliği üye ülkelerde bulunan genç nüfus oranlarından çok daha yüksek olduğu görülmüştür.
Yabancı Yatırımcının İstihdam Edebileceği Rekabetçi ve Nitelikli İş Gücü: Nitelikli iş gücü de yabancı yatırımcıyı Türkiye’de yatırım yapmaya teşvik eden nedenler arasındadır diyebiliriz. Türkiye’nin genç, eğitimli ve motive nüfusunun sayısı her geçen gün artmakta bu da doğrudan iş gücü verimliliğine etki etmektedir. YÖK tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’de örgün öğretim, açık ve uzaktan öğretim dahil olmak üzere 6 milyonu aşkın yükseköğretim öğrencisi bulunmaktadır.
YABANCI YATIRIMCININ YAPABİLECEĞİ YATIRIM TÜRLERİ NELERDİR?
- Türkiyede gerçek kişi ortaklı veya tüzel kişi ortaklı bir şirket kurabilir.
- Türkiye’de gerçek kişi ortaklı veya tüzel kişi ortaklı bir şirket kurmadan önce ilgili piyasayı, potansiyel müşteriyi ve rakipleri tanımak için irtibat bürosu kurabilir.
- Yurt dışındaki şirketin Türkiye şubesini açabilir.
- Menkul kıymet veya gayrimenkul satın alabilir.
- Türkiye’de kurulmuş bir şirkete ortak olabilir.
- Türkiye’de kurulmuş bir şirketin hisselerini devralabilir. Bilhassa ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu kuracaksanız önceden kurulmuş bir şirketi devralmanız önerilir.
- Sabit sermaye yatırımı yapmayı tercih edebilir.
YABANCI YATIRIMCININ TÜRKİYE’DE KURABİLECEĞİ ŞİRKET TÜRLERİ NELERDİR?
Yatırımların korunmasını teminen ve yabancı yatırımcıyı yatırıma teşvik etmek amacıyla ülkeler arası yapılan ikili anlaşmalarda, yatırımcının ve yatırımların korunması için ev sahibi devletin uyması gereken ‘adil ve eşit davranma yükümlülüğü’, ‘ulusal muamele’, ‘ayrımcılık yapmama’, ‘tam koruma ve güvenlik’ gibi çeşitli ilkelere yer verilmektedir. 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu md. 3 uyarınca, uluslararası anlaşmalar ve özel kanun hükümleri tarafından aksi öngörülmedikçe yabancı yatırımcılar tarafından Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım yapılması serbesttir. Aynı madde hükmünde, yabancı yatırımcıların yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabi olduğu da düzenlenmiştir. Yabancılar, Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen her türlü şirket türünü kurabilir. Ülkemizde, yabancı yatırımcı iş kolu ve faaliyet sahası bakımından sınırlandırılmamaktadır.
Şirketlerin tür olarak sermaye şirketleri ve şahıs şirketleri olarak ikiye ayrıldığını söyleyebiliriz. Hukukumuzda anonim şirket, limited şirket, paylı komandit şirket sermaye şirketi olarak kategorize edilirken; kollektif şirket, adi komandit şirket ve adi şirket şahıs şirketi olarak kategorize edilmektedir. Kooperatif şirketler ise ne şahıs şirketi ne de sermaye şirketi kategorisine girer.
Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurmayı en çok tercih ettikleri şirket türleri anonim şirketler ve limited şirketlerdir. Türkiye’de anonim şirket kuruluşu ve Türkiye’de limited şirket kuruluşu, anonim şirketler ve limited şirketler arasındaki farklar, anonim şirket kurmanın sağladığı avantajlar, limited şirket kurmanın sağladığı avantajlar, Türkiye’de şirket kuruluşu için gerekli belgeler ile ilgili detaylı bilgiye blog üzerinden ulaşabilirsiniz.
Küçük bir işletme olarak faaliyet gösterecek müvekkil adaylarımıza limited şirket kurmalarını öneriyoruz. Limited şirketler anonim şirketlere oranda daha az maliyetle kurulmaktadırlar. Ayrıca limited şirketleri sadece 50.000,00 TL esas sermaye ile kurmak ve bu sermaye tutarını iki yıl içerisinde ödemek mümkündür. Getirilmesi gereken esas sermaye tutarı anonim şirketlerde minimum 250.000,00 TL’dir. Yine de şirketin faaliyet göstereceği alana göre özel kanunlarla farklı sermaye tutarları belirlenebildiğini siz değerli müvekkillerimize hatırlatmakta bu noktada fayda görüyoruz.
Türkiye’de şirket kurmak yerine şube kurarak çok daha kısa bir süre içerisinde Türkiye’deki ticari faaliyetlerinize başlama imkanı elde etmeyi de tercih edebilirsiniz. Anonim ve limited şirket kuruluşlarında aranan asgari sermaye koyma şartı şubeler için bulunmamaktadır. Öte yandan Türkiye’de ticari faaliyette bulunmadan sektörle ilgili veri toplamak, pazarı tanımak istiyorsanız irtibat bürosu kurmanızı öneririz. İrtibat büroları Türkiye’de herhangi bir ticari faaliyette bulunamadıkları için gelir vergisinden, kurumlar vergisinden ve damga vergisinden muaftırlar.
Mesçi Hukuk Bürosu, şirket kuruluşu konusunda sahip olduğu 11 yıllık deneyim ve edindiği uzmanlık ile müvekkillerinin Türkiye’deki şirket kuruluş işlemlerinde en hızlı aksiyon alan ve oldukça ekonomik çözümler sunan çözüm ortağı haline gelmiştir. İstanbul’da şirket kuruluşu düşünen müvekkillerimize özel bir dosya açıyor ve bu dosyaya özel olarak şirketler hukuku ve farklı türdeki şirketlerin kuruluşu konusunda uzmanlaşmış şirket kuruluşu avukatlarından oluşan bir ekip atıyoruz. Şirket kuruluşu avukatlarımız sadece şirket kuruluşunda değil, şirket kuruluşundan önce ve sonra yapılması gereken işlemler konusunda da detaylı bilgi birikimine sahip olduğundan müvekkillerimizin karşılaşabileceği her türlü risk minimalize edilmiş olmaktadır. Şirket kuruluşu avukatlarımız, hızla değişen düzenlemelerle inşa edilen günümüz Türkiyesinde sizler için her daim güvenilir bir kaynak ve tanıdık bir yüz olacaktır.
Türkiye’de iş kuracak ve ticaret yapacak yabancı yatırımcı müvekkillerimiz için aşağıdaki şirket türlerini kuruyoruz:
- İrtibat Bürosu
- Merkezi Yurtdışında Bulunan Şube
- Merkezi Türkiye’de Bulunan Şube
- Anonim Şirket
- Limited Şirket
- Serbest Bölge Şirketleri
- Adi Ortaklıklar
TÜRKİYE’DE ŞİRKET KURMADAN ÖNCE VE ŞİRKET KURDUKTAN SONRA YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR?
Yabancı yatırımcı olarak Türkiye’de yatırım yapmadan önce sektörel bazda araştırma yapmanızda, Türkiye’deki ilgili sektörü tanımak üzere yararlanacağınız bilgi kaynaklarınızı belirlemenizde, pazardaki rakiplerinizi ve potansiyel müşterilerinizi belirlemenizde, kuracağınız şirketin faaliyet konusunu belirlemenizde, faaliyet konunuzu, vergi yükümlülük ve muafiyetleri ile yararlanabileceğiniz teşvikleri de göz önünde bulundurarak şirket türünü belirlemenizde, şirketin hangi adreste kurulacağını belirlemenizde, iş planı oluşturmanızda, bir mali müşavir ve avukatla anlaşmanızda hukuki ve ticari yarar bulunmaktadır. Bankalar, Finansal Kiralama Şirketleri, Varlık Yönetim Şirketleri, Sigorta Şirketleri gibi Kanunda gösterilen bazı şirketlerin Türkiye’de kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği Bakanlık iznine tabidir. Benzer şekilde Türkiye’de kurulmuş olan ödeme şirketi gibi bazı şirketlerin de kuruluş sonrasında TCMB’den faaliyet izni alması gerekmektedir.
Türkiye’de şirketinizi kurmadan önce belirlediğiniz faaliyet konuları esas alınarak ana sözleşmenin hazırlanması sizlere zaman kazandırır. Yapacağınız işle ilgili vergi avantajları bulunup bulunmadığını bir mali müşavir ile netleştirin. Aynı zamanda kuracağınız şirketin unvanının uygunluğunu MERSİS üzerinden kontrol ettirmenizi, şirketin marka çalışmasını yaptırmanızı, markanızın uygunluğunu Türk Patent ve Marka Kurumu veritabanı üzerinden kontrol ettirmenizi, kullanacağınız domainlerin uygunluğunu sorgulattırmanızı öneriyoruz. Böylelikle ilerleyen süreçlerde üçüncü kişilerin açacağı haksız rekabet, marka hakkına tecavüz ve/veya marka hükümsüzlüğü davalarına maruz kalmazsınız.
Şirketin türüne bağlı olarak şirket banka hesabı, kuruluş sırasında veya sonrasında açılmaktadır. Şirket ana sözleşmesinin Ticaret Siciline tescilini müteakip şirket tüzel kişilik kazanmış olur. Türkiye’de şirket kuruluşununu tamamladıktan sonra şirketin imza sirkülerinin noterde hazırlattırılması ve kanunen zorunlu olan tüm şirket defterlerinin noterde tasdik ettirilmesi, ticaret sicil tasdiknamesinin çıkarttırılması gerekmektedir. Şirketin tescilinden sonra noter onaylı ana sözleşme, imza sirküleri, kira kontratı gibi bir takım belgelerle mali müşaviriniz vergi dairesine giderek vergi dairesi mükellefiyet sicil açılışı için başvuruda bulunur. İlgili vergi dairesi talepte bulunan şirketin adresini kontrole gider, yoklama tutanağı tutar ve şirket yetkilisinin imzasını alır. Yoklamanın ardından şirketin vergi levhası talep edilebilir ancak mali müşaviriniz yoklamayı beklemeden de vergi levhanızı onaylayabilmektedir.
7099 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince, şirket kuruluşunun ticaret sicil müdürlüklerine bildirilmesi halinde yapılan bu bildirim Kuruma yapılmış sayılır ve ilgililerce ayrıca işyeri bildirgesi düzenlenmez. Bir diğer deyişle, şirket kuruluşu sonrasında ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından SGK’ya ilgili bilgi ve belgeler otomatik olarak aktarılır ve otomatik olarak SGK iş yeri tescili gerçekleşir. Şirketin çalışanı bulunması durumunda ise muhasebecinizin kuruluş sonrasında SGK’ya giderek sigortalı olarak çalışılacak personel bilgilerini Kuruma sunması ve çalışan sayısını bildirmesi gerekmektedir.
ŞİRKET KURULUŞU SONRASINDA OLUŞACAK TEMEL GİDERLER NELERDİR ?
Aşağıda, şirket kuruluşu sonrasında şirket tarafından yapılacak temel giderlere değineceğiz. Bu şirket giderlerinin çoğunun nereye, nasıl ve ne zaman ödeneceği hususunda mali müşaviriniz sizlere yardımcı olacaktır. Bu itibarla şirket kuruluşunu müteakip derhal bir mali müşavire vekalet vermenizi şiddetle tavsiye ediyoruz.
- Şirket kuruluşu sonrasında her ay mali müşavirinize ücret ödemeniz gerekecektir. Mali müşavire ödenecek ücretin şirketin düzenlediği faturaların sayısına ve çalıştırdığınız personel sayısına göre değişeceğini belirtmekte fayda görüyoruz.
- Şirket kuruluşunu müteakip her ay Katma Değer Vergisi (KDV) ödemeniz gerekecektir.
- Kuruluş sonrasında eğer çalışan almayı düşünüyorsanız her ay çalışanınızın sigorta prim ödemeleri yapılmalıdır.
- Eğer limited şirket veya anonim şirket kurduysanız, ortak ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olanlar için 4B SGK primi ödenmesi gerektiği unutulmamalıdır. Ancak 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış bir ülke uyruğundan olan VE yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına Türkiye’ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen yabancılar Türkiye’de 5510 sayılı Kanun açısından sigortalı sayılmayacaktır.
- Üç ayda bir Stopaj ödenmesi gerektiği unutulmamalıdır.
- Üç ayda bir Geçici Vergi ödenmelidir.
- Şirket kuruluşu sonrasında yılda bir kez, Yıllık Kurumlar Vergisi ödenmelidir.
- Yılda bir, şirketin yasal defter tasdiklerinin ve yılda bir, şirketin yasal defter kapanış tasdiklerinin yapılması gerekir.
- Meslek odasına üyeyseniz yılda bir meslek odası üye aidatlarının yatırılması gerekecektir.
- Belediye vergilerinin yatırılması gerekir.
- Şirket adresi olarak kiralanan bir taşınmaz gösterdiyseniz her ay kira ödemeniz, aidat ödemeniz ve ayrıca elektrik, su, doğalgaz, internet ve sabit telefon faturalarınızı ödemeniz gerekecektir. Şirket kuruluşu sonrasında eğer hemen faaliyete geçmeyecekseniz en azından altı aylığına sanal ofis kiralamanızı öneriyoruz. İstanbul’da son dönemde artan kira maliyetleri göz önüne alındığında çok daha uygun fiyatlara sanal ofis kiralamanız bütçe yönetiminize katkıda bulunacaktır.
Yabancı bir yatırımcıya şirket kuruluşu sonrasında yapacağı temel giderler karmaşık görünebilir ancak tüm bunların bir mali müşavir ile kolaylıkla halledilebileceği unutulmamalıdır.
TÜRKİYE’DE İKAMET İZNİ ALMAK
Şirket kuruluş işlemleriniz sırasında ve sonrasında Türkiye’de bulunmak istiyorsanız kısa dönem ikamet izni almayı tercih edebilirsiniz.
Türkiye’de iş kalacak yabancı yatırımcılar tarafından genellikle kısa dönem ikamet izni tercih edilmektedir. Kısa süreli ikamet izni bir yıllığına verilmekle beraber bu süre İstanbul şehri için iki yıla kadar çıkarılabilmektedir. Oturma izni süresinin, oturma izni süresinin dolmasından önceki altmış gün içerisinde başvuru yapılmak suretiyle uzatılması mümkündür ve uzatma başvurularına ilişkin herhangi bir sayı sınırı bulunmamaktadır. İkamet izni başvuruları İl Göç İdaresi’nin web sitesi üzerinden online olarak yapılmakta, https://e-ikamet.goc.gov.tr/ linki üzerinden ‘ilk kez başvuru yapıyorum’, sonra da ‘yeni bir başvuru yapmak istiyorum’ butonları seçilerek ilerlenmekte ve açılan sayfa üzerinden ön kayıt formu doldurulmakta ve randevu alınmaktadır. Randevu tarih ve saati alındıktan sonra çıkan ekran üzerinden başvuru formunun muhakkak yazdırılması gerekmektedir. Başvuru formunun yazdırılması halinde başvurunuz tamamlanmış sayılır ve daha sonra herhangi bir değişiklik yapamazsınız. Randevu gününe kadar, yazdırdığınız bu form ile Türkiye’de yasal olarak kalabilirsiniz.
Randevu gününde yanınızda getirmeniz gereken belgeler çıktısını aldığınız ‘İkamet İzni Kısa Dönem Başvuru Formu’nda açıkça belirtilmektedir. Bu belgeler aşağıda sayılmaktadır. Bu belgeler haricinde kalış nedeninize göre özel olarak gerekli bir takım belgelerin de sunulması gerekebilir. Bu konuda daha fazla bilgi almak için lütfen yabancılar hukuku avukatımızla iletişime geçin.
- İkamet izni başvuru formu. Bu belgenin yabancı ve/veya yasal temsilcisi tarafından imzalanması gerekmektedir.
- Pasaport aslı ve tercüme edilmiş, noter onaylı fotokopisi. Burada önemle belirtmek gerekir ki, kalmak için talep edeceğiniz maksimum süre pasaport sürenizden fazla olamaz. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, ikamet izni için başvuracak yabancıların, talep ettikleri toplam ikamet izni süresinden altmış gün daha uzun süreli bir pasaporta sahip olmaları şarttır.
- Dört adet son altı ay içerisinde çekilmiş, fonu beyaz biyometrik fotoğraf.
- Kalınacak sürede yeterli ve düzenli maddi imkana sahip olunduğuna dair beyan.
- İkamet harcı ve kart bedelinin ödendiğini gösterir belgeler/makbuzlar. Başvuru formunu yazdırdıktan sonra ilgili ekranda çıkan ödeme yap butonu tıklanarak sanal pos sistemi kullanılarak kredi kartı ile ödeme yapılabilir.
- Geçerli sağlık sigortası. Geçerli sağlık sigortasının ikamet izni süresini kapsaması zorunludur.
- Adres belgesi. Bu belge Türkiye’de nerede ikamet edeceğinizi gösteren belgedir. Eğer kiracıysanız noter onaylı kira sözleşmenizin sunulması, eğer ev sahibiyseniz tapu fotokopisi gerekmektedir.
- Adres kayıt sistemine kayıtlı olunması halinde, kişinin adres kayıt sistemine kayıtlı olduğunu gösteren ‘Yerleşim Yeri Belgesi’ alınmalıdır. Adres kayıt sistemine kayıtlı olunmaması halinde noter onaylı kira kontratı yeterli sayılacaktır.
İkamet izninin teslim alınmasını müteakip en geç yirmi iş günü içerisinde İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne başvurarak adres kayıt sistemine kayıt yaptırılması, ardından muhtara gidip Yerleşim Yeri Belgesi alınmalıdır. Yerleşim Yeri Belgesi alınmasını müteakip PTT’den e-devlet şifresi alıp kullanabilirsiniz.
Başvurunun yapılmasını müteakip ikamet izni başvurusunda bulunan yabancıya ikamet izni müracaat belgesi verilecektir. Bu belge ile ikamet izni başvurusunda bulunan yabancı başvuru tarihinden itibaren 90 gün boyunca Türkiye’de yasal olarak kalabilir. İkamet izni başvurusu da anılan 90 gün içerisinde sonuçlandırılacaktır.
İkamet izni başvuruları ikamet izni başvurusunda bulunacak yabancının avukatı kanalıyla yapılabilir. Bu durumda avukatın vekaletname ile yetkilendirilmesi gerekecektir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca çalışma izni ikamet izni yerine geçmektedir. Yani çalışma izni almanız halinde ayrıca ikamet izni başvurusunda bulunmasına gerek yoktur.
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere geçerlilik süresi sona ermiş bir pasaport ile ikamet izni başvurusu yapmanız mümkün değildir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 7/b maddesi gereğince, başvuruda bulunacak yabancının pasaportunun vize süresinin bitiminden itibaren en az 60 gün daha geçerli olması gerekmektedir. Söz gelimi 30 günlük bir vizeye sahip olan yabancının Türkiye’ye girişinde toplamda 90 gün geçerliliğe sahip bir pasaport bulundurması gerekecektir.
Önemle belirtmek gerekir ki fiilen artık kira sözleşmesine dayalı kısa dönem ikamet izni verilmemektedir. 6458 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereğince, Türkiye’de taşınmaz malı bulunan yabancılara kısa dönem ikamet izni verilebilir. 16.10.2023 tarihinden sonraki süreçte, yabancıların Türkiye’de konut satın alarak kısa dönem ikamet izni (tapu temelli kısa dönem ikamet izni) başvurusu yapabilmeleri için satın alınan konutun en az 200.000 Amerikan Doları değerinde olması zorunluluğu getirilmiştir. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı’nın yeni uygulamasına göre, ikamet izni almak isteyen yabancının İstanbul’da en az 200,000 USD değerinde bir konut satın alması ve ayrıca gayrimenkul değerinin 200,000 USD üzerinde olduğunun hem gayrimenkul değerleme raporunda hem de tapuda belirtilmiş olması gerekmektedir. Taşınmaz malı bulunan yabancıların ikamet izni alabilmesi için bahsi geçen taşınmazın konut olması ve bu amaçla kullanılıyor olması gerekmektedir.
Ülkemizde Fatih, Şişli gibi çeşitli bölgelerdeki yabancı yoğunluğu göz önünde bulundurularak Bakanlık tarafından belirli bazı illerdeki mahalleler ikamet iznine ve ikamet izni kapsamındaki yabancıların ikamet ili değişikliği yapılması işlemlerine kapatılmıştır. İkamet izni başvurusu yapmadan evvel öncelikle ikamet edilecek bölgelerin kapalı olup olmadığının araştırılması önem arz etmektedir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca, son bir yıl içerisinde toplamda 120 günden fazla süreyle yurt dışında kalınması durumunda kısa dönem ikamet izni iptal edilirdi. 4/4/2013 tarihli ve 6548 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 33. maddesi, 13 Ağustos 2016 tarihli ve 6735 sayılı Uluslararası İş Gücü Kanunu ile değiştirilmiştir. Artık Türkiye’de ikamet izni alan yabancıların bir yılda 120 gün yurt dışında kalmaları halinde ikamet izinleri iptal edilmemektedir.
Oturma izni başvurusunun reddedilmesi halinde red kararının tebliğini müteakip ilgili makama tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde itirazda bulunulması gerekmektedir. İkamet izni reddedilen kişi aynı zamanda red kararının tebliği tarihinden itibaren 60 gün içerisinde başvurunun reddi kararının iptali için idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Önemle belirtilmelidir ki ikamet izni başvurusunun reddedilmesi halinde red kararının tebliğinden itibaren 6 ay içerisinde yeni bir başvuru yapılacaksa ikamet izni için farklı bir gerekçeye dayalı başvuru yapılması gerekecektir.
İkamet izni başvurusunun reddi kararına karşı ikame edilen iptal davasında mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınmışsa, yabancının ülkeyi terketmesi gerekmeyecektir. Ankcak kişinin vize veya vize muafiyeti yoksa ve ilgili mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı da alınamamışsa red kararının tebliğini müteakip 10 gün içerisinde Türkiye’den ayrılması gerekmektedir. Aksi halde yabancı hakkında deport yani sınır dışı etme kararı verilecektir.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 11/1-b maddesi uyarınca vatandaşlığa başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz olarak beş yıl ikamet etmiş olmanız ve Türkiye’ye yerleşmeye karar verdiğinizi davranışlarınız ile teyid etmeniz halinde Türk vatandaşlığı kazanmanız mümkündür.
YABANCI ŞİRKET ORTAĞI İÇİN ÇALIŞMA İZNİ ALINMALI MI?
Yabancı yatırımcı müvekkillerimizin en sık sorduğu iki soru, ‘yabancı şirket ortağı için çalışma izni alınması gerekip gerekmediği’ ve ‘çalışma izninin oturma izni yerine geçip geçmediği’ yönündedir.
Öncelikle çalışma iznini, Türkiye’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen ve geçerli olduğu süre boyunca sahibi olduğu yabancıya Türkiye’de hem çalışma hem ikamet hakkı veren belge olarak tanımlamamız mümkündür. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, hukukumuzda çalışma izni aynı zamanda ikamet izni yerine geçmektedir.
Yabancı şirket ortağının çalışma izni alıp alamayacağına ilişkin hükümler ise açıkça 6735 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiştir. 6735 sayılı Uluslararası İş Gücü Kanunu’nun 6. maddesi gereğince, kural olarak 6735 sayılı Kanun kapsamında yer alan yabancıların çalışma izni olmaksızın Türkiye’de çalışmaları veya çalıştırılmaları yasaktır. Benzer şekilde, 6735 sayılı Uluslararası İş Gücü Kanunu’nun 10/5. maddesiyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş olan limited şirketlerin şirket ortağı olan yabancı müdürlerinin ve anonim şirketlerin şirket ortağı olan yönetim kurulu üyesi olan yabancıların çalışma izni almak kaydıyla çalışmaları gerektiği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan 6735 sayılı Kanun’un 13/7. maddesinde açıkça 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre kurulmuş olan anonim şirketlerin Türkiye’de ikamet etmeyen yönetim kurulu üyesinin ve limited şirketlerin yönetici sıfatı olmayan ortağının çalışma izni muafiyeti kapsamında değerlendirileceği, bu kişişlerin çalışma izni alma zorunluluklarının bulunmadığı belirtilmiştir.
Şirket ortağı için çalışma izni başvurusunda bulunulacaksa, bakanlık tarafından aranan mali yeterlilik ve istihdam kriterleri bulunduğu ve bu kriterlerin karşılanması gerektiği bilinmelidir. Yeni işyeri açan veya bir işyerine ortak olan yabancı adına çalışma izni başvurusu yapılacaksa işyerinde en az 5 Türk vatandaşının istihdam edilmesi gerekmektedir. İlk çalışma izninin verildiği sürenin yedinci ayının başından itibaren her ay en az beş Türk vatandaşının istihdam edilme durumunun devam etmesi gerekmektedir. Yani çalışma izninde aranan istihdam şartı 7. aydan sonra her ay kesintisiz bir şekilde sağlanabiliyor olmalıdır. Yeni açılan işyeri veya bir işyerine ortak olan yabancı adına çalışma izni başvurusu yapılacaksa, yabancının ortağı olduğu işyerinin ödenmiş sermayesinin en az 500.000 TL olması ve çalışma izni alınacak ortağın ortaklık payının en az %20 olması gerekmektedir.
Ortak için değil de istihdam edilecek yabancı personel söz konusu olacaksa, yabancı personel istihdamı için işyerlerinin karşılaması gereken bir takım zorunlu kriterler de bulunmaktadır. Çalışma izni talep edilen işyerinde en az 5 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının istihdamı zorunludur. Aynı işyerinde birden fazla yabancı çalıştırmak hedefleniyorsa, çalıştırılması istenen her bir yabancı kişi için en az 5 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının çalıştırılması gerekecektir. Bu kritere istihdam kriteri denilmektedir. Fakat son yıl net satış tutarı 50.000.000 TL ya da daha fazla olan işyerlerinde istihdam edilecek beş yabancıya kadar çalışma izni başvurularının değerlendirilmesinde istihdam kriteri uygulanmamaktadır. İstihdam kriteri dışında mali yeterlilik kriterleri ve ücret kriterleri bulunduğunu da belirtmek gerekir. Bilanço esasına tabi yeni kurulan işyerinde istihdam edilecek yabancı işçi adına yapılacak çalışma izni başvurusunda, işyerinin ödenmiş sermayesinin en az 500.000 TL olması gerekmektedir. Bilanço esasına tabi, faaliyette olan işyerinde istihdam edilecek yabancı adına yapılacak çalışma izni başvurusunda ise; işyerinin ödenmiş sermayesinin en az 500.000 TL olması veya net satışlarının en az 8.000.000 TL olması veya ihracatının en az 150.000 USD olması gerekmektedir.
Çalışma izninizin reddedilmesi halinde red kararının ilgilisine tebliğini müteakip 30 gün içerisinde red kararına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü nezdinde bir dilekçeyle itiraz etme hakkınız bulunmaktadır. İnceleme sonucunda bakanlığın tekrar red kararı vermesi halinde idari yargı nezdinde iptal davası açılması mümkündür.
Yabancı Yatırım Avukatı ve Şirket Kuruluşu Avukatı
Türkiye’de yatırım yapmak, şirket kurmak, ikamet izni veya Türk vatandaşlığı elde etmek isteyen yabancı gerçek ve tüzel kişiler için süreçler; mevzuata tam uyum, doğru planlama ve profesyonel hukuki rehberlik gerektirir. Uluslararası yabancı yatırım konusunda uzman hukuk büromuz, uluslararası yabancı yatırım hukuku kapsamında, yabancı yatırımcıların Türkiye’deki tüm hukuki süreçlerini uçtan uca yönetmektedir. Yabancı sermayeli şirket kuruluşları, hisse devri ve yapılandırma işlemleri, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı başvuruları ve başvurunun takibi, kısa ve uzun dönem ikamet izinleri ve çalışma izinleri kapsamında başvurular; 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ve ilgili yatırım mevzuatı çerçevesinde titizlikle yürütülmektedir. Hukuk büromuz, yalnızca başvuru süreçlerini yürütmekle kalmayıp; yatırımcıların Türkiye’deki faaliyetlerini hukuki risklerden arındırmayı, olası ret ve iptal kararlarına karşı itiraz ve dava yollarını etkin şekilde kullanmayı da hedefler. Her dosya, yatırımcının uyruğu, yatırım modeli ve uzun vadeli hedefleri dikkate alınarak avukatlarımız tarafından özel olarak ele alınmaktadır. Uluslararası müvekkillerimiz için şeffaf iletişim, gizlilik ve hızlı çözüm ilkeleriyle çalışan hukuk büromuz; Türkiye’de güvenli, sürdürülebilir ve yasal bir yatırım ortamı oluşturmayı amaçlamaktadır. Uluslararası yabancı yatırım hukuku alanında; doğru adımlar, güçlü bir hukuki altyapı ve profesyonel hukuki temsil için her daim yanınızdayız.
Uluslararası Yabancı Yatırım Hukuku ve Yabancılar Hukuku Kapsamında Sunduğumuz Hukuki Hizmetler:
- İkamet izni başvuru işlemlerinin yapılması, takibi ve sonuçlandırılması.
- Çalışma izni başvuruları kapsamında danışmanlık verilmesi.
- Yabancı yatırımcı için faaliyet alanına uygun bir biçimde en uygun şirket türünün belirlenmesi, şirket için yapısal planlama yapılması, Türkiye’de şirket kuruluşu, kuruluş öncesi ve kuruluş sonrası alınması gereken izin ve ruhsatlar kapsamında danışmanlık verilmesi, izin ve ruhsat başvuru süreçlerinin takibi.
- Teşvik sistemleri, vergi muafiyetleri ve yatırım avantajlarına ilişkin hukuki danışmanlık verilmesi.
- Yapılacak yabancı yatırıma bağlı vergi planlaması yapmak, vergi yükümlülükleri ile ilgili olarak yabancı yatırımcıya hukuki danışmanlık vermek.
- Hisse devri, birleşme ve devralma (M&A) işlemlerinin yürütülmesi.
- Doğrudan yabancı yatırımlar mevzuatı kapsamında hukuki danışmanlık verilmesi.
- Vatandaşlık başvuru işlemlerinin yapılması, takibi ve sonuçlandırılması.
- Yatırım türünün belirlenmesi kapsamında danışmanlık verilmesi.
- Yabancı yatırımcı için gayrimenkul alım satım süreçlerinin takibi. Kira kontratlarının düzenlenmesi ve kontrol edilmesi, kira bedeli tahsilinin takip edilmesi, kiracı ile yaşanan hukuki problemler kapsamında hukuki hizmet ve hukuki danışmanlık sunulması.
- Yabancı yatırımcı için Türkiye’de banka hesabı açılması.
- Yabancı yatırımcının Türkiye’deki resmi işlemlerinin takibi.
- Yabancı yatırımcının sınır dışı edilmesi, ikamet izninin iptali gibi durumlarda idari otoriteler nezdinde yabancının temsili, ilgili itiraz ve dava süreçlerinin takip edilmesi, yabancı yatırımcının haklarının korunması için gerekli hukuki aksiyonların alınması.